bluff Turks
4 vertalingen
| Vertaling | Context | Audio |
|---|---|---|
|
gebruikelijk
🇺🇸 He was just making a bluff about his skills.
🇹🇷 O sadece becerileri hakkında bir blöf yapıyordu.
🇺🇸 Don't call his bluff; he might be serious.
🇹🇷 Blöfünü ciddiye alma; ciddi olabilir.
|
informeel | |
|
gebruikelijk
🇺🇸 She tried to bluff her way out of the situation.
🇹🇷 Durumdan kurtulmak için oyalamaya çalıştı.
🇺🇸 He bluffed his way through the interview.
🇹🇷 Görünüşte mülakatı oyalayarak geçti.
|
dagelijks gebruik | |
|
zeldzaam
🇺🇸 His constant bluffing damaged his credibility.
🇹🇷 Sürekli sahtekarlığı güvenilirliğini zedeledi.
🇺🇸 The company uncovered the bluff in the financial report.
🇹🇷 Şirket finansal rapordaki sahtekarlığı ortaya çıkardı.
|
formeel | |
|
zeldzaam
🇺🇸 In poker, a bluff is a fake move to deceive opponents.
🇹🇷 Poker'da, bluff rakipleri kandırmak için yapılan sahte hamledir.
🇺🇸 The software uses a bluff detection algorithm.
🇹🇷 Yazılım, sahtekarlık tespit algoritması kullanıyor.
|
technisch |