hour Turks
4 vertalingen
| Vertaling | Context | Audio |
|---|---|---|
|
gebruikelijk
🇫🇮 Kello on kolme
🇹🇷 Saat üçte geldi.
🇫🇮 O pitää taukoa tunnin
🇹🇷 O bir saatlik mola veriyor.
|
dagelijks gebruik | |
|
gebruikelijk
🇫🇮 Lähden matkalle kahden tunnin kuluttua
🇹🇷 İki saat içinde yola çıkıyorum.
🇫🇮 Kokouksen kesto oli noin kaksi tuntia
🇹🇷 Toplantı yaklaşık iki saat sürdü.
|
formeel | |
|
gebruikelijk
🇫🇮 Tietokoneen kellonaika on seitsemän
🇹🇷 Bilgisayar saati yedi.
🇫🇮 Kellotaulu näyttää oikean ajan
🇹🇷 Saat gösteriyor doğru zamanı.
|
technisch | |
|
gebruikelijk
🇫🇮 Hänen kertomuksensa kesti tunnin
🇹🇷 Hikayesi bir saat sürdü.
🇫🇮 Aikakaudet kulkevat kuin tunnit
🇹🇷 Çağlar saatler gibi geçiyor.
|
literair |