Brummen Turks
4 vertalingen
| Vertaling | Context | Audio |
|---|---|---|
|
gebruikelijk
🇪🇸 El motor hace un brummen fuerte.
🇹🇷 Motor güçlü bir vızıltı yapıyor.
🇪🇸 Escuché un brummen en la calle.
🇹🇷 Caddede bir vızıltı duydum.
|
dagelijks gebruik | |
|
gebruikelijk
🇪🇸 El aparato produce un brummen constante.
🇹🇷 Cihaz sürekli bir gürültü çıkarıyor.
🇪🇸 El motor tenía un brummen profundo.
🇹🇷 Motor derin bir gürültüye sahipti.
|
formeel | |
|
zeldzaam
🇪🇸 El motor empezó a brummen cuando lo encendí.
🇹🇷 Açtığımda motor mırıldanmaya başladı.
🇪🇸 El dispositivo brummeó durante la operación.
🇹🇷 Cihaz çalışma sırasında mırıldandı.
|
technisch | |
|
zeldzaam
🇪🇸 El bosque emitía un brummen suave.
🇹🇷 Orman hafif bir hum çıkartıyordu.
🇪🇸 Un brummen lejano resonaba en la noche.
🇹🇷 Gece boyunca uzakta bir hum yankılanıyordu.
|
literair |