frank Turks
4 vertalingen
| Vertaling | Context | Audio |
|---|---|---|
|
gebruikelijk
🇪🇸 He's a frank person.
🇹🇷 O dürüst bir insandır.
🇪🇸 She was very frank about her feelings.
🇹🇷 Duygularından oldukça dürüstçe bahsetti.
|
dagelijks gebruik | |
|
gebruikelijk
🇪🇸 He gave a frank opinion.
🇹🇷 Dürüstçe bir görüş sundu.
🇪🇸 Her feedback was very frank.
🇹🇷 Görüşleri oldukça samimiydi.
|
informeel | |
|
gebruikelijk
🇪🇸 He is known for his frank communication.
🇹🇷 Açık sözlülüğüyle tanınır.
🇪🇸 The report is frank and transparent.
🇹🇷 Rapor açık ve şeffaftır.
|
formeel | |
|
zeldzaam
🇪🇸 The currency used was the German frank.
🇹🇷 Kullanılan para birimi Alman frankiydi.
🇪🇸 He exchanged his money for francs.
🇹🇷 Parası franklara çevirdi.
|
technisch |