piilo Turks
4 vertalingen
| Vertaling | Context | Audio |
|---|---|---|
|
gebruikelijk
🇪🇸 El niño se escondió en el piilo del árbol
🇹🇷 Çocuk ağacın kovuğuna gizlendi.
🇪🇸 Buscó un piilo para esconderse del viento
🇹🇷 Rüzgardan saklanmak için bir sığınak aradı.
|
dagelijks gebruik | |
|
formeel
🇪🇸 El soldado encontró un piilo en la cueva
🇹🇷 Asker mağarada bir sığınak buldu.
🇪🇸 Los animales buscan piilos seguros durante la tormenta
🇹🇷 Hayvanlar fırtına sırasında güvenli sığınaklar arar.
|
formeel | |
|
spreektaal
🇪🇸 Guardó el dinero en un piilo en su habitación
🇹🇷 Parası odasındaki gizli yere sakladı.
🇪🇸 Encontré un piilo bajo la mesa
🇹🇷 Masanın altında gizli bir yer buldum.
|
spreektaal | |
|
zeldzaam
🇪🇸 El poeta describe un piilo en la naturaleza
🇹🇷 Şair doğada bir saklanma yerini anlatıyor.
🇪🇸 Su poema habla de un piilo secreto en el bosque
🇹🇷 O şiir ormandaki gizli saklanma yerinden bahsediyor.
|
literair |